hâric


hâric
(A.)
[ جرﺎﺧ ]
dış, dışarı.

Osmanli Türkçesİ sözlüğü . 2015.

Look at other dictionaries:

  • hariç — is., ci, Ar. ḫāric 1) Dış, dışarı Hemen on dakika yürüyünce kasaba haricine çıkılır. S. F. Abasıyanık 2) Yabancı ülke, dışarı On yıl hariçte kalmış. 3) zf. Dışta kalmak üzere, dışında sayılmak üzere, müstesna Dişçi koltuğu hariç, kim bir koltuğa… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • HARÎC — Dar, ensiz. * Kuşatılmı …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • HARİC — Günahkâr, günah işlemiş. Allahın emrini dinlememiş olan …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • HÂRİC — Bir şeyin veya mahallin veya memleketin dışında kalan. * Ecnebi …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • hariç olmak — (bir işten) o işin içinde olmamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • HÂRİC-İ VATAN — Vatanın harici …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • dışında bırakılmak — hariç tutulmak Uyarma ve kınama cezalarıyla ilgili olanlar hariç, disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz. Anayasa …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • HAVARİC — (Hâric ve Hârice. C.) Asiler, zorbalar, isyankârlar. * Hâricîler. Hâriçte kalanlar. (Bak: Hâric …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • TAŞRA — Hariç ve dış taraf. * İstanbul harici olan memleket. * Merkez i hükümet hâricinde olan yerler …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • mal birliği — Eşlerin, evlilik sözleşmesinde istisna tutulanlar hariç, evlenirken her birinin malik olduğu ve evliliğin devamı süresince mülk edindiği bütün malların dahil olduğu birlik üzerinde (karının şahsi malları hariç) mülkiyet hakkına sahip olduğu mal… …   Hukuk Sözlüğü